Acemi çaylak Deyiminin Anlamı : Toy, tecrübesiz, beceriksiz kimse.


Acemilik çekmek Deyiminin Anlamı : -1. Bir işte bilgisiz ve deneyimsiz olduğu içjn sıkıntı çekmek. -2. Bir yerin yabancısı olduğu için bocalamak.


Acem kılıcı gibi İki tarafı (taraflı) kesmek Deyiminin Anlamı : Yandaşlarına da, karşıtları na da zarar vermek, her iki yanı da kırmak.


Acentadan çıkma Deyiminin Anlamı : Yeni, gıcır gıcır (araba).


Acı çekmek (duymak) Deyiminin Anlamı : -1. Vücutta herhangi, bir yara, ezik vb. nede niyle aa duymak. -2. Yaptığı bir işin kötü sonuçlanmasından ötürü üzülmek.


Acı gelmek (bir şey, birine) Deyiminin Anlamı : Bir söz, durum, davranış ona dokun mak, onu üzmek.


Acından ölmek Deyiminin Anlamı : -1. Çok acıkmış olmak. -2. Açlıktan ötmek.


Acı kuvvet Deyiminin Anlamı : Zorlayıcı, ezici güç.


Acısı çıkmak Deyiminin Anlamı : Bir güçlüğün daha sonra olumsuz, kötü sonuçlarını gör mek, yaşamak.


Acısı içine (yüreğine) çökmek (işlemek) Deyiminin Anlamı : Üzüntü yaratan bir olay belleğinde, gönlünde derin iz bırakmak.


Acısını almak Deyiminin Anlamı : -1. Act tadını gidermek. -2. Sızısını, üzüntüsünü gider mek.


Acısını çekmek (bir şeyin) Deyiminin Anlamı : Yapılan yanlış bir işin üzücü sonuçlarını görmek.



Acısını çıkarmak (bir şeyin) (bir kimseden) Deyiminin Anlamı :

1. Uğradığı maddi ve manevi kayıpları gidermek .

2. Zamanında gereği gibi yapılamayan bir-şeyi fırsatı düşünce fazlasıyla yapmak; telafi etmek, gidermek.

3.Yapılan bir kötülüğe kötülükle karşılık verip öç almak; intikam almak.


Acı soğuk Deyiminin Anlamı : Çok üşüten, sert soğuk.


Acı söylemek Deyiminin Anlamı : Yanlış yolda olan bir kimseyi çekinmeden uyarmak, sert dille eleştirmek.


Acı tatlı Deyiminin Anlamı : Hem hoş hem üzüntü verici olan.


Aciz bırakmak (birini) Deyiminin Anlamı : Birini çaresiz, güçsüz duruma getirmek.


Aciz kalmak Deyiminin Anlamı : -1. Hiç bir şey yapamayacak duruma gelmek. -2. Bütün çabalarına karşın o işi yapamamak ; çaresiz kalmak.


Acze düşmek Deyiminin Anlamı : Güçsüz kalmak, beceriksiz olmak.


Aç açına Deyiminin Anlamı : Aç olarak, hiçbir şey yemeden.


Aç bülaç Deyiminin Anlamı : Perişan, yoksul, bakımsız bir durumda.


Aç gözlü Deyiminin Anlamı : Azla yetinmeyen, doymak bilmeyen (kimse) ; haris; gözü aç.


Aç gözünü, açarlar gözünü Deyiminin Anlamı : Çok dikkatli ol, yoksa çok şeyler kaybe dersin, act olaylarla karşılaşırsın.” anlamında.


Açığa almak (birini) Deyiminin Anlamı : Onu tam yetki ve sorumlulukla yaptığı, görevden


almak.


Açığa çıkarmak (birini) (bir şeyi) Deyiminin Anlamı : -1. O kimsenin görevine son ver mek ; onu kadrodışı bırakmak. -2. Bir durumu fark ederek aydınlatmak. -3. O şeyi kimyasal bir işlemle başka şeylerden ayırmak.


Açığa çıkmak Deyiminin Anlamı : Bir durum başkalarınca anlaşılmak.


Açığa vurmak (bir şeyi) Deyiminin Anlamı : -1. Gizli kalması gereken bir şeyi açıkla mak, belli etmek. -2. Bir davranış her şeyin belirtisi olmalı.


Açığı çıkmak Deyiminin Anlamı : Onun sorumluluğundaki mal ya da para tutarında, tuttu ğu hesapta, eksiği olduğu anlaşılmak.


Açığını bulmak (birinin) Deyiminin Anlamı : -1. Bir hesaplamada eksiğini ortaya koy mak. -2. Birini alt etmek için, bilinmeyen, gizli kalmış bir kusurunu, hatasını öğrenmek.


Açığını kapatmak (birinin) (bir şeyin) Deyiminin Anlamı : -1. Birinin eksik bıraktığı işleri tamamlamak. -2. Birini hesap açığını ödemek.


Açığını yakalamak (birinin) Deyiminin Anlamı : Onun hesap hilesini, yalanını, hatalı bir işini fark etmek, bulmak.


Açık açık Deyiminin Anlamı : Hiçbir gizli yön bırakmadan ; içtenlikle.


Açık ağızlı Deyiminin Anlamı : Aptal görünüşlü, salak, sersem kimse için söylenir.


Açık alınla Deyiminin Anlamı : Şerefle, şerefli bir biçimde, övünçle.


Açık bono (çek, kart) vermek (birine) Deyiminin Anlamı : Bir kimseye bir konuda sınır sız yetki vermek, tanımak


Açık elli Deyiminin Anlamı : Cömert kimse için söylenir, eli açık.


Açık etmek (bir şeyi) Deyiminin Anlamı : Beili etmek (Kars. İpucu vermek.)


Açık fikirli Deyiminin Anlamı : Yeniliklere İlgi duyan, ayak uydurabilen ya da hoşgörülü bir tavır takınan (kimse).


Açıkgöz Deyiminin Anlamı : -1. Durumları, fırsatları en iyi değerlendirebilen, becerikli, uyanık (kimse). -2. Kurnaz, işini bilen, kendi çıkarını gözeten (kimse).


Açık gözlük etmek Deyiminin Anlamı : -1. Uyanık davranmak. -2. Fırsatlardan yararlan masını bilmek.


Açık hava Deyiminin Anlamı : Bir binanın dışındaki yer.


Açık hava oteli Deyiminin Anlamı : Geceyi sokakta geçirenler için sokak.


Açık kalpli Deyiminin Anlamı : Gizlisi saklısı olmayan, düşündüklerini olduğu gibi söyle yen, samimi (kimse); açık yürekli.


Açık kapı bırakmak Deyiminin Anlamı : Bir konuda kesin yargıya varmamak, o konuyu yeniden ele alabilme olanağını bırakmak


Açık kapı bırakmamak Deyiminin Anlamı : Bir konuda her türlü önlemi almış olmak


Açık konuşmak Deyiminin Anlamı : Gerçeği korkuya, çekinme duygusuna kapılmadan, gizlemeye gerek duymadan söylemek


Açıklık getirmek (İzahetme) Deyiminin Anlamı : Konuyu daha anlatılır kılmak.


Açık mektup Deyiminin Anlamı : Herhangi bir kimseye, kuruma hitaben yazılan ve kamu oyunu etkilemek amacıyla basın organlarında yayımlanan mektup.


Açık olmak Deyiminin Anlamı : Hiçbir şeyi gizlememek saklamamak; içten, samimi, art


Açık oynamak Deyiminin Anlamı : Hiçbir art düşüncesi, gizli niyeti olmamak.


Açık saçık Deyiminin Anlamı : Yasa ve toplum kurallarına göre ayıp ve suç sayılacak öl çüde (giyim, söz; konuşmak)


Açık seçik Deyiminin Anlamı : Çok belirgin (biçimde), açık ve anlaşılır biçimde.


Açık söylemek Deyiminin Anlamı : -1. Kolay anlaşılır bir biçimde söylemek. -2. Çekinme den söylemek.


Açık sözlü Deyiminin Anlamı : Düşüncelerini açıkça belirten, İçten kimse için söylenir.


Açık şehir Deyiminin Anlamı : Bir savaşta, savunmasız olduğu önceden ilan edilen şehir.


Açıkta bırakmak (birini) Deyiminin Anlamı : -1. Ona herhangi bir iş ya da görev verme mek. -2. Onu evsiz barksız bırakmak. -3. Onu çeşitli kişilere sağla nan hizmetten yoksun bırakmak.


Açıkta kalmak Deyiminin Anlamı : 

1. Herhangi bir işe ya da kuruluşa girememek.

2. Ev siz barksız kalmak.

3. Çeşitli kişilere sağlanan hizmetten yoksun kal mak yararlanamamak.


Açıktan açığa Deyiminin Anlamı : Herkesin gözü önüride, gizleyip saklamadan. (Kars.


Göz göre göre.)


Açık teşekkür Deyiminin Anlamı : Bastn organları yoluyla, ilgili kimse ya da kuruluşa İle tilen teşekkür türü.


Açık vermek Deyiminin Anlamı : -1. Hesabı tutturamamak, gelir ile gider arasında denge kuramamak. -2. Borçlu duruma düşmek. -3. Kendini ele verecek söz söylemek ya da davranışta bulunmak. -4. Gizlenmesi gereken bir şe yi farkında olmadan belli edivermek. Açık yürekli: İçi dışı bir, dürüst kimse; 


Açık kalpli Açık yüreklilikle (yürekle) Deyiminin Anlamı : Hiçbir şeyi gizlemeden, samimi olarak.


Açılıp saçılmak Deyiminin Anlamı : -1. (Kadın) Oldukça açık saçık giyinmeye başlamak. -2. (Kadın) Oldukça serbest ve pervasız davranmaya başlamak.


Aç karnına Deyiminin Anlamı : Boş mideyle, henüz bir şeyler yiyip içmeden.


Aç kurt (kurtlar) gibi Deyiminin Anlamı : Aşın bir istekle.


Açlıktan gözü (gözleri) kararmak Deyiminin Anlamı : Çok Acıkmak.


Açlıktan İmanı gevremek Deyiminin Anlamı : Çok acıkmış olmak.


Açlıktan nefesi kokmak Deyiminin Anlamı : Yoksul duruma düşmek.


Açlıktan ölmek Deyiminin Anlamı : Dayanılamayacak ölçüde acıkmış olmak.


Açmaza düşmek Deyiminin Anlamı : İçinden çıkılması zor bir durumla karşılaşmak.


Açmaza getirmek (düşürmek, sokmak) (birini) Deyiminin Anlamı : Onu içinden zor çı kılır bir durumla karşı karşıya bırakmak.


Açtı ağzını, yumdu gözünü Deyiminin Anlamı : “Kızgınlık, Öfke nedeniyle onur kına söz ler söyledi.” anlamında kullanılır. (Kars. Ağzına geleni söylemek.)


Ad almak Deyiminin Anlamı : Kendisine ad verilmek.


Adama dönmek (benzemek) Deyiminin Anlamı : Giyimi ve tavırlarıyla herkesçe beğeni lir duruma gelmek, derlenip toparlanmak.


Adam almamak (bir yer); Orası çok kalabalık olmak.


Adam başına : Her bir kimseye.


Adam etmek (birini) (bir şeyi) Deyiminin Anlamı : -1. O kimseyi topluma yararlı bir du ruma getirmek, yetiştirmek. -2. O şeyi onarıp yarayışlı duruma getirmek.


Adamına düşmek(adamını bulmak) Deyiminin Anlamı : -1. Bir iş gerçek sahibine veril mek; bir işi en iyi, en kolay yapan kimseyi bulmak. -2. (Alay yollu) Karakterine güvenilmeyen kimseyle bir arada olmak, iş yapmak, kar şılaşmak. ,


Adam içine çıkamaz olmak (çıkamamak) Deyiminin Anlamı : Sıkılganlık, utangaçlık, yoksulluk, yüz kızartıcı bir davranış vb. yüzünden İnsanların arasına karışamamak. ^


Adam olmak Deyiminin Anlamı : -1. Bir kimse, kendisini yetiştirip toplama yararlı bir du ruma gelmek. -2. Bir şey onarılıp işe yarar duruma gelmek.


Adam oluncaya kadar dokuz fırın ekmek İster Deyiminin Anlamı : “Söz konusu kimse nin yetişip topluma yararlı olması için daha çok uzun zaman çalışması gerekir.” anlamında.


Adam sen de : “Aldırma, önem verme!” anlamında.


Adam yerine koymak (birini) Deyiminin Anlamı : Ona hak etmediği değeri vermek.


A’dan z”ye kadar Deyiminin Anlamı : Başından sonuna kadar, bütünüyle, baştan aşağı.


Âdet görmek Deyiminin Anlamı : Kadının ayda bir dölyatağından kan gelmek; aybaşı ol mak.


Âdet yerini bulsun diye Deyiminin Anlamı : “Gerekli görüldüğü için değil, herkes öyle yaptığı, alışıldığı İçin.” anlamında.


Adı çıkmak (birinin) Deyiminin Anlamı : Kötü bir adla anılır olmak.


Adı (bir şeye) çıkmak Deyiminin Anlamı : Gerçekte öyle olmadığı halde, öyteymiş gibi tanınmak; ismi (bir şeye) çıkmak.


Adı duyulmak Deyiminin Anlamı : Ünlenmeye başlamak; ismi duyulmak.


Adı geçmek Deyiminin Anlamı : -1. Söz konusu edilmek. -2. Adı yazılmak; ismi geçmek.


Adı kalmak Deyiminin Anlamı : öldükten sonra da adı anılmak; ismi kalmak.


Adı karışmak (bir işe, olaya) Deyiminin Anlamı : Söz konusu iş ya da olayda kendisinin de İlgili olduğunu söylenmek; ismi karışmak.


Adım adım yer edeyim, gör sana neler edeyim Deyiminin Anlamı : “Senin bulunduğun yere sezdirmeden bir yerleşeyim, bak sana ne oyunlar oynayacağım.” anlamında.


Adım atmak Deyiminin Anlamı : Bir işe başlamak, girişmek.


Adım atmamak (bir yere ) Deyiminin Anlamı : Oraya hiç gitmemek, uğramamak.


Adım başı(na) Deyiminin Anlamı : Birbirine yakın yerlerde.


Adımım denk (tek) almak Deyiminin Anlamı : Bir işte dikkati davranmak


Adını ağzına aptestte aJmak Deyiminin Anlamı : Onu saygıyla anmak.


Adını koymak : Bir malın fiyatını, bir işin paraca karşılığını belirlemek.


Adı (bite) okunmamak Deyiminin Anlamı : Ona hiç değer, önem verilmemek; iemi (bi le) okunmamak.


Adını (bir şeye) çıkarmak Deyiminin Anlamı : Kendini o şey gibi tanıtmak.


Adını (defterden) silmek Deyiminin Anlamı : Onunla İlişkisini kesmek.


Adı sanı belirsiz Deyiminin Anlamı : Kim olduğu, kimin nesi olduğu bilinmiyen.


Adı ulu götü kuru : Çok ünlü sanılıyor ama gerçek öyle değil.


Adı üstünde ; Apaçık belli, adından da anlaşılacağı gibi.


Adıyla sanıyla Deyiminin Anlamı : Herkesçe bilinen adı ve ünüyle; ismiyle cismiyle.


Ad takmak (birine) Deyiminin Anlamı : Ona niteliklerine uygun bir ad vermek; isim tak mak.


Afakanlar basmak Deyiminin Anlamı : bk. Hafakanlar basmak.


Afişte kalmak Deyiminin Anlamı : Bir oyun pekçok kez sahnelenmek, gösterimi sürmek.


Aforoz etmek (birini) Deyiminin Anlamı : Kızılan, sevilmeyen bir kimse ya da kuruluşla bütün ilişkileri kesmek, onu dışlamak.


Afyonu başına vurmak Deyiminin Anlamı : Öfkesinden ne yaptığını bilmeyecek duruma gelmek.


Afyonu patlamak Deyiminin Anlamı : Kendine gelmek.


Afyonunu patlatmak Deyiminin Anlamı : -1. Bir kimsenin keyfini bozup sinirlenmesine yol açacak davranışlarda bulunmak. -2. Uyku sersemliğini gidermeye çalışmak.


Ağaç olmak Deyiminin Anlamı : Birini ayakta uzun süre beklemek.


Ağına düşmek Deyiminin Anlamı : Birinin tuzağına düşmek. Ağır aksak : Pek yavaş, aralıklı olarak.


Ağır basmak Deyiminin Anlamı : -1. Ağırlığı fazla gelmek. -2. Bir yön, bir taraf daha üs tün gelmek.


Ağır başlı : Ciddi, tutarlı (kimse).


Ağır canlı Deyiminin Anlamı : Çok yavaş davranan (kimse).


Ağırdan almak Deyiminin Anlamı : Bir işi yapmak konusunda gönülsüz davranmak


Ağır duymak (işitmek) Deyiminin Anlamı : Kulakları iyi duymamak.


Ağır elli Deyiminin Anlamı : -1. İşlerini çabuk yapamayan (kimse);


Ağır gelmek Deyiminin Anlamı : -1. Ağırlığı fazla gelmek. -2. Yapılması, tahammül edil mesi güç gelmek. -3. Gücüne gitmek, kırmak, incitmek.


Ağır gitmek Deyiminin Anlamı : Bir iş normal temposundan daha yavaş yürümek.


Ağır hastalık Deyiminin Anlamı : Tehlikeli, Ölümle sonuçlanan hastalık.


Ağırına (ağrına) gitmek Deyiminin Anlamı : Bir davranış İncinmesine, gücenmesine yol açmak, onurunu kırmak (Kars. Gücüne gitmek, zoruna gitmek.)


Ağır İşrtmek Deyiminin Anlamı : bk. Ağır duymak.


Ağır kanlı Deyiminin Anlamı : Davranışları yavaş olan tembel, uyuşuk (kimse).


Ağırlığım koymak (Bir şeye, bir şeyden yana) Deyiminin Anlamı : Etkisini, gücünü, onu desteklemede kullanmak.


Ağırlık basmak (çökmek) (birine) Deyiminin Anlamı : Üzerine bir gevşeklik gelmek, uyuyacak duruma gelmek.


Ağırlık merkezi Deyiminin Anlamı : Bir İşin en önemli kısmı.


Ağırlık vermek (olmak) (birine) (bir şeye) Deyiminin Anlamı : -1. Bir kimseye sıkıntı vermek. (Kars. Yük olmak) -2. Bir şeye önem vermek, öncelik tanımak.


Ağır olmak Deyiminin Anlamı : Sabırlı, ciddi, soğuk kanlı olmak.


Ağır söz Deyiminin Anlamı : Kalp kıran, onuru zedeleyen söz.


Ağır top Deyiminin Anlamı : Bir toplulukta sözü gecen, yönlendirme gücü olan kimse.


Ağır uyku Deyiminin Anlamı : Derin uyku. (Kars. Deliksiz uyku).


Ağız birliği etmek Deyiminin Anlamı : Bir konuda aynı şeyler söylemeyi ya da yapmayı kararlaştırmak . (Kars. Aynı ağzı kullanmak.)


Ağız dalaşı (dalaşması) Deyiminin Anlamı : Sözle yapılan kavga.


Ağızdan ağıza Deyiminin Anlamı : Biri ötekine, ötekisi de başkalarına söyleyerek.


Ağız değiştirmek Deyiminin Anlamı : Daha önce söylediğinden çok farklı şeyler anlat mak.


Ağız dolusu (küfür, laf etmek) Deyiminin Anlamı : Bol ve ağır (küfür, laf etmek).


Ağız eğmek (birine) Deyiminin Anlamı : Bir şeyi ondan yalvarırcasına istemek


Ağız kalabalığına getirmek (birini) Deyiminin Anlamı : Konudışı sözlerle karşısındakini şaşırtıp amacına ulaşmak


Ağız kokusu Deyiminin Anlamı : Bir kimsenin dayanılması güç davranışları, sözleri, istek leri.


Ağız tadı Deyiminin Anlamı : Bir toplulukta, dirlik düzenlik. .


Ağız yapmak Deyiminin Anlamı : Bir kimseyi sözle, davranışlarıyla oyalamaya, aldatma ya çalışmak


Ağlama duvarına dönmek Deyiminin Anlamı : Herkesin derdini döküp sızlandığı biri hali ne gelmek.


Ağlamaklı olmak Deyiminin Anlamı : Ağlayacak gibi olmak.


Ağrısı tutmak Deyiminin Anlamı : -1. Gebe kadının doğum şanoları başlamak. -2. Her hangi bir ağrı varlığını duyurmaya başlamak.


Ağza alınmayacak (alınmaz) Deyiminin Anlamı : Kaba, söylenmesi ayıp sayılan (söz).


Ağzı (bir karış) açık kalmak Deyiminin Anlamı : Bir olay ya da söz karşısında şaşırıp kalmak, donup kalmak.


Ağzı bozuk Deyiminin Anlamı : Küfürlü konuşmayı huy edinen, küfürbaz (kimse).


Ağzı burnu yerinde Deyiminin Anlamı : Olduça güzel, yakışıklı (kimse).


Ağzı çelik (teneke kaplı) Deyiminin Anlamı : Çok sıcak yiyecek ve içecekleri rahatlıkla yiyip içebilen kimse.


Ağzı dili kurumak Deyiminin Anlamı : Bir şeyi bıkacak derecede çok tekrarlamak.


Ağzı dili varmamak Deyiminin Anlamı : bk Dili varmamak.


Ağzı var dili yok Deyiminin Anlamı : Pek konuşmayan, hakkını aramasını bilmeyen (kimse).


Ağzı gevşek Deyiminin Anlamı : Sır saklamasını beceremeyen, geveze (kimse).


Ağzı havada Deyiminin Anlamı : Neler olup bittiğinden haberi olmayan, şaşkın, alık.


Ağzı kalabalık Deyiminin Anlamı : Yerli yersiz çok konuşan (kimse).


Ağzı kara Deyiminin Anlamı : -1. Kötü haberler veren (kimse). -2. Fitneci, çamur atan (kimse).


Ağzı kulaklarına varmak Deyiminin Anlamı : Bir olay, durum karşısında çok sevinmek.


Ağzı laf yapmak Deyiminin Anlamı : Etkileyici, inandırıcı biçimde konuşmak.


Ağzına bir parmak bal çalmak Deyiminin Anlamı : Bir kimseyi tatlı vaatlerle, önemsiz şeylerle oyalamak, avutmak.


Ağzına bir şey (çöp) koymamak Deyiminin Anlamı : Hiçbir şey yememiş olmak.


Ağzına burnuna bulaştırmak (bir işi) Deyiminin Anlamı : Bir işi becerememek, berbat etmek, bozmak. (Kars. Yüzüne gözüne bulaştırmak.)


Ağzına geleni söylemek Deyiminin Anlamı : Kızgınlık, öfke, vb. etkisiyle kına ve kaba sözler söylemek. (Kars. Açtı ağzını yumdu gözünü.)


Ağzına kadar Deyiminin Anlamı : Boş yer kalmamak üzere.


Ağzına (ağzınıza) sağlık Deyiminin Anlamı : Yerinde, en uygun zamanında söz söyle yenlere iltifat olarak söylenir.


Ağzına sakız etmek (bir şeyi) Deyiminin Anlamı : 0 şeyi devamlı konuşur olmak.


Ağzına sakız olmak Deyiminin Anlamı : Bir kimsenin devamlı konuştuğu bir konu duru muna gelmek, dedikodu konusu olmak.


Ağzına sıçmak Deyiminin Anlamı : Öfkelenilen bir kimseye büyük zarar verecek bir iş yapmak.


Ağzına sürmemek (koymamak) (bir şeyden) Deyiminin Anlamı : Söz konusu bir yiye cek, içecekse ondan hiç yememek, içmemek.


Ağzına tükürmek Deyiminin Anlamı : Sıkıntı, aa veren bir şeye lanet okumak.


Ağzına vur, lokmasını al Deyiminin Anlamı : Çok yumuşak başlı, sessiz, âciz (kimse).


Ağzına yakışmamak Deyiminin Anlamı : Ayıp sayılan ya da hayrete düşüren sözler söy lemek.


Ağzında bakla ıslanmamak : Hiçbir sim saMayamamak, sır tutama-mak


Ağzında büyümek Deyiminin Anlamı : Bir yiyeceği sevmediği, karnı doyduğu, iştahsız ol duğu için bir türlü yutamamak


Ağzında gevelemek (bir şeyi) Deyiminin Anlamı : Onu açıkça söylememek


Ağzından baklayı çıkarmak Deyiminin Anlamı : Sabrı tükenip bildiklerini, düşündüklerini söyleyi vermek


Ağzından bal akmak Deyiminin Anlamı : Tatlı, etkileyici biçimde konuşmak


Ağzından burnundan gelmek Deyiminin Anlamı : bk. Burnundan gelmek.


Ağzından burnundan getirmek Deyiminin Anlamı : bk. Burnundan getirmek.


Ağzından çıkanı (çıkan sözü) kulağı işitmemek (duymamak) Deyiminin Anlamı : Kız gınlık, öfke vb. yüzünden çok ağır sözler söylediğinin farkında olmamak


Ağzından düşürmemek (bir şeyi, birini, adını) Deyiminin Anlamı : Her yerde, her za man onun sözünü etmek


Ağzından girip burnundan çıkmak Deyiminin Anlamı : Çeşitli yollar deneyerek kandır mak, bir şeye razı etmek


Ağzından kaçırmak Deyiminin Anlamı : Söylemek istemediği bir şeyi boş bulunup söyle yi vermek


Ağzından kapmak Deyiminin Anlamı : Bir kimsenin konuşmasından yarım yamalak bir şeyler öğrenmek


Ağzından konuşmak (birinin) Deyiminin Anlamı : Başkası adına ya da başkasını taklit ederek konuşmak


Ağzından laf almak (kapmak) Deyiminin Anlamı : Bir kimseden çeşitli yolları deneyerek gizli tutulan şeylerle İlgili bilgiler edinmek


Ağzından laf çalmak (çekmek) Deyiminin Anlamı : Bir kimseden birtakım mantık oyunla rıyla bilgi sızdırmak


Ağzından lokmasını almak Deyiminin Anlamı : Hakkı olan şeyi onun elinden almak


Ağzından yel alsın Deyiminin Anlamı : “Söylediğin kötü olayın gerçekleşmemesini dile rim.” anlamında.


Ağzında yaş kalmamak Deyiminin Anlamı : Bir düşüncesini bir kimseye birçok kez söy lemiş olmak (Kars. Dilinde tüy bitmek)


Ağzını açmak Deyiminin Anlamı : -1. Konuşmak -2. Kına sözler söylemek, azarlamak, paylamak.


Ağzını aramak (yoklamak) (birinin) Deyiminin Anlamı : Bir kimsenin belli bir konuda ne ler düşündüğünü öğrenmeye çalışmak


Ağzını bıçak açmamak Deyiminin Anlamı : Üzüntüsünden ya da başka bir nedenle ko nuşacak durumda olmamak


Ağzını bozmak Deyiminin Anlamı : Küfür ve hakaret dolu sözler söylemek, küfretmek


Ağzını burnunu dağıtmak Deyiminin Anlamı : .Yumrukla feci şekilde dövmek, adamakıllı hırpalamak


Ağzını havaya (poyraza, yele) açmak Deyiminin Anlamı : Eline geçen fırsatı kaçırdıktan sonra, boş yere bir şeyler beklemek, ummak.


Ağzını hayra açmak Deyiminin Anlamı : Hep kötü olasılıklardan söz etmek.


Ağzını kapamak (kapatmak) (biri) (birinin) Deyiminin Anlamı : -1. Susmayı tercih et mek. -2. Küçük bir çıkar karşılığında bir kimsenin konuşmamasını sağlamak.


Ağzını mühürlemek Deyiminin Anlamı : Hiç konuşmamak, hep susmak. :


Ağzının içine bakmak Deyiminin Anlamı : -1, Bir kimsenin sözlerini zevkle, dikkatle dinle mek. -2. Onun sözlerini yerine getirmeye hazır olmak.


Ağzının içine girmek Deyiminin Anlamı : Bir kimseye çok yaklaşmak.


Ağzının kokusunu çekmek Deyiminin Anlamı : Bir kimsenin yerli yersiz İstek ve davranış larına katlanmak.


Ağzının payını almak Deyiminin Anlamı : Bir söz ya da davranışından ötürü hak ettiği karşılığı görmek; paylanmak, azarlanmak.


Ağzının payını vermek (birine) Deyiminin Anlamı : Bir kimseyi bir söz ya da davranışın dan ötürü paylamak (Kars. Haddini bildirmek).


Ağzının suyu akmak Deyiminin Anlamı : Çok beğendiği, imrendiği bir şeyi elde etmek is temek, imrenmek.


Ağzının tadı bozulmak (kaçmak) Deyiminin Anlamı : Kurulu düzeni, rahatı bozulmak, huzuru kaçmak.


Ağzının tadını bilmek Deyiminin Anlamı : >1. Damak zevki olmak. -2. Her şeyin güzelini seçmede usta olmak,


Ağzını öpeyim (seveyim) Deyiminin Anlamı : “Ne güzel anlattın, ne güzel haber verdin,sağ olasın” anlamında.


Ağzını sıkı (pek) tutmak Deyiminin Anlamı : Sır vermemek, boşboğazlık etmemek.


Ağzını sulandırmak Deyiminin Anlamı : İmrendirmek.


Ağzını topla Deyiminin Anlamı : “Konuşmana dikkat et, terbiyeli konuş!” anlamında.


Ağzını (çenesini) tutmak Deyiminin Anlamı : İleri geri konuşmamak, sır saklamak.


Ağzını yoklamak Deyiminin Anlamı : Ağzını aramak.


Ağzı pek (sıkı): Sır saklamayı bilen (kimse).


Ağzı pis Deyiminin Anlamı : Sövmeyi, açık saçık konuşmayı huy edinmiş .(kimse).


Ağzı sulanmak Deyiminin Anlamı : Bir şeyi yeme, ya da elde etmek isteği duymak, ona imrenmek. (Kars. Canı çekmek.)


Ağzı süt kokmak Deyiminin Anlamı : Çok genç, toy, tecrübesiz olmak.


Ağzı teneke kaplı Deyiminin Anlamı : bk. Ağzı çelikli.


Ağzı var dili yok Deyiminin Anlamı : Sessiz sedasız, uysal, yumuşak huylu (kimse).


Ağzı yanmak (bir şeyden) Deyiminin Anlamı : O şeyden (ötürü) zarar görmek, olumsuz yönde etkilenmek.


Ağzıyla kuş tutsa Deyiminin Anlamı : “Ne yaparsa yapsın, en güç işleri bile yapsa da…” anlamında.


Aha gelmek (ah almak, antm almak) Deyiminin Anlamı : Kötülük ettiği bir kimsenin bed duasına uğramak.


Ahbap çavuşlar Deyiminin Anlamı : İyi anlaşan, her zaman butikte görülen arkadaşlar. (Kars. ÇHfte kumrater.)


Ah çekmek Deyiminin Anlamı : Üzüntü, özlem vb. duygulan bffHrfrnek k>n içten gelen bir sesle “ah” demek.


Aheste beste Deyiminin Anlamı : Yavaş, yavaş, nazlı nazlı.


Ahfeş’in keçisi gibi baş (başm) saNamak Deyiminin Anlamı : Söylenen her şeyi anla madan, dinlemeden doğrulamak; onaylamak.


Ahi çıkmak (ahi yvrde kalmamak) Deyiminin Anlamı : Zulüm gören kimsenin bedduası etkisini göstermek.


Ahım şahım Deyiminin Anlamı : Beğenilecek, olağanüstü bir yönü olmayan.


Ahini almak : bk. Aha gelmek.


Ahı tutmak (birinin) Deyiminin Anlamı : Bedduası, kötülük yapan kimseye etki etmek.


Ahi yerde katmamak Deyiminin Anlamı : bk. Ahi çıkmak.


Ahkâm çıkarmak Deyiminin Anlamı : Kendi kuruntularına dayanarak birtakım yersiz yar gılara varmak, sonuçlar çıkarmak.


Ahkâm kesmek Deyiminin Anlamı : feir konuda yetkili olmadığı halde kesin yargılar ileri sürmek.


Ahkâm savurmak (yürütmek) Deyiminin Anlamı : Kendine göre sonuçlar çıkarmak, yet kisi dışında hükümler vermek.


Ahmak ıslatan Deyiminin Anlamı : İnce ince yağan yağmur.


Ahireti boylamak Deyiminin Anlamı : Ölmek.


Ahiret, suali Deyiminin Anlamı : Yanıtlaması güç, gereksiz ve bıktırıcı soru; kabir suali.


Ahirette on parmağı (iki eli) yakasında olmak Deyiminin Anlamı : Haksızlık yapan kim seden öbür dünyada davacı olmak.


Akıbetine uğramak (birinin) Deyiminin Anlamı : Aynı kötü duruma düşmek.


Akıl almak (danışmak, sormak) (birinden) Deyiminin Anlamı : Ondan herhangi bir ko nuda bilgi, görüş, öğüt istemek.


Akılda katmak Deyiminin Anlamı : Unutulmamak, hatırlanmak.


Akıldan çıkmak Deyiminin Anlamı : Unutulmak;


Akıl danışmak (birine) Deyiminin Anlamı : bk. Akıl almak


Akıl defteri Deyiminin Anlamı : Akta gelen şeylerin unutulmaması için tasaca yazıldığı defte*.


Akıl ermemek (erdirememek) (bir şeye) Deyiminin Anlamı : Onun ne olduğunu anlaya mamak.


Akıl etmek (bir şeyi) Deyiminin Anlamı : -1. Akıllıca bir iş yapmak -2. Önlem almak. -3. Hatırlamak.


Akıl hocası Deyiminin Anlamı : Birine yol gösteren kimse.


Akıl (âkil) kârı olmamak Deyiminin Anlamı : Söz konusu iş akıllı bir kimsenin yapacağı türden bîr iş olmamak.*


Akıl küpü (kutusu, kumkuması) Deyiminin Anlamı : Çok akıllı kimse, özellikle çocuk için şaka yollu söylenir.


Akıllara durgunluk vermek Deyiminin Anlamı : Bir şey İnanılması guç, şaşırtıcı bir nitelik te olmak.


Akıllı uslu ; Ağır başlı, terbiyeli, dengeli (Kimse).


Akıl öğretmek (vermek) (bir kimseye) Deyiminin Anlamı : Oha ne yapacağını, nasıl davranacağını söylemek.


Akıl sır ermemek (birşeye): Bir şeyin niteliğini, gizli yönlerini hiç kimse anlayamamak.


Akıl sormak (birinden) Deyiminin Anlamı : bk Akıl almak.


Akıl tersletti Deyiminin Anlamı : Dengesiz, hoppa, delişmen (kimse).


Akıl var, yalan (izan) var ; ‘Fazla kafa yormana gerek yok, doğrusu iş te meydanda.’ anlamında.


Akıl vermek (birine) Deyiminin Anlamı : bk. Akıl öğretmek.


Akıl yormak Deyiminin Anlamı : Bir konuda çok düşünmek.


Akıl yürütmek Deyiminin Anlamı : Aklını kultanmaK düşünme yeteneğini harekete geçir mek.


Akıntıya bırakmak (bir şeyi) : Olayların gelişmesini engellemeye ça lışmadan sonucu kabullenmek. (Kars. İşi oluruna bırakmak.)


Akıntıya kürek çekmek Deyiminin Anlamı : Olmayacak bir iş için boşuna çaba harca mak.


Akla (hayale) gelmemek Deyiminin Anlamı : Düşünülmemek, tasarlanmamak, hatırlan mamak.


Akla karayı seçmek Deyiminin Anlamı : Bir işt başanncaya kadar çok zahmet çekmek


Akla yakın Deyiminin Anlamı : Herkesçe kabul edilebilir nitelikte olan.


Aklı almamak (bir şeyi) Deyiminin Anlamı : -1. Onu anlayamamak, kavrayamamak. -2. Bir şeyin olabileceğine inanmamak, gerçekleşebileceğini düşüneme me


Aklı başına gelmek Deyiminin Anlamı : -1. Kendine gelmek, ayılmak. -2. Doğruyu yanlış* tan ayırabilecek duruma gelmek; gerçeğin farkına varmak, doğru yo lu bulmak, uslanmak, (Kars. Ayağı suya ermek)


Aklı başında Deyiminin Anlamı : Akıllıca davranışlarda bulunan (kimse).


Aklı başından bir karış yukarı (yukarda) Deyiminin Anlamı : Aklına esenleri düşünme den yapan (kimse).


Aklı başından gitmek Deyiminin Anlamı : -1. Bayılmak, kendini kaybetmek. -2. Sevinç ya da korkudan ne yapacağını şaşırmak. -3. Sağlıklı düşünebilecek durumda olmamak.


Aklı başka yerde olmak Deyiminin Anlamı : Bir iş yaparken başka şeyi düşünmek.


Aklı bîr karış havada Deyiminin Anlamı : Dikkatsiz, dağınık, dalgın (kimse, genç).


Aklı çıkmak Deyiminin Anlamı : Korkmak, ne yapacağını bilememek.


Aklı dağılmak Deyiminin Anlamı : Sağlıklı düşünememek, dikkatini bîr konu üzerine vere memek.


Aklı durmak Deyiminin Anlamı : Şaşırmak, düşünemeyecek duruma gelmek.


Aklı ermek (yetmek) (bir şeye) Deyiminin Anlamı : Çevresinde olup bitenleri, doğruyu yanlışı anlamaya başlamak; anlayacak düzeyde, durumda olmak.


Aklı fikri Deyiminin Anlamı : Bütün düşüncesi, düşündüğü.


Aklı gitmek Deyiminin Anlamı : -1. Çok korkmak. -2. Çok beğenmek.


Aklı kalmak (bir şeyde, birinde) Deyiminin Anlamı : Sevdiği, beğendiği bir şeyi düşün mekten kendini alamamak.


Aklı karışmak Deyiminin Anlamı : Ne yapacağını bilememek, sağlıklı düşüneme mek.


Aklı kesmek Deyiminin Anlamı : bk Aklı yatmak.


Aklına esmek: Hiç düşünmediği halde birdenbire bir şeyi yapmaya karar vermek.


Aklma gelmek Deyiminin Anlamı : -1. Kafasında bir düşünce doğmak, tasarlamak. -2. Hatırlamak.


Aklma getirmek Deyiminin Anlamı : -1. Anımsatmak, hatırlatmak. -2. Düşünmek, tasarla mak.


Aklına koymak (bir şeyi),(bir şeyi birinin) Deyiminin Anlamı : -1. Bir şeyi yapmaya ke sin karar vermek. -2. Başkasına akıl öğretmek.


Aklına sığmamak Deyiminin Anlamı : Olabileceğine (olabildiğine) inanmamak.


Aklına şaşayım (şaşarım) Deyiminin Anlamı : “Böyle akılsızca davranması, işler yapma sı beni şaşırttı.” anlamında.


Aklına takılmak Deyiminin Anlamı : Bir şey sürekli olarak kafasını meşgul etmek.


Aklına turp sıkayım Deyiminin Anlamı : “Böyle düşünmen ya da yapman budalaca bir iş olur.” anlamında.


Aklına uymak Deyiminin Anlamı : Bir kimsenin düşüncesi doğrultusunda iş yapmak.


Aklında kalmak Deyiminin Anlamı : Unutmamak, hatırlamak.


Aklından çıkmak Deyiminin Anlamı : Unutmak, hatırlamamak


Aklından çıkarmak (bir şeyi, birini) Deyiminin Anlamı : Unutmamak


Aklından geçirmek (bir şeyi, birini) Deyiminin Anlamı : Onu hatırlamak, bir şeyi düşün müş olmak.


Aklından geçmek Deyiminin Anlamı : Bir kimseyi ya da şeyi düşünmek.


Aklından zoru olmak Deyiminin Anlamı : Ancak bir delinin yapacağı türden işler yap mak, davranışlarda bulunmak.


Aklında tutmak (bir şeyi) Deyiminin Anlamı : -1. Onu unutmamak. -2. İyice Öğrenmek, bellemek.


Aklını (başından) almak (bir şey, bir kimse) Deyiminin Anlamı : -.1. Birinin güzelliği kar şısında büyülenmek. -2. Birinin, ani bir davranışta bulunarak korkut mak.


Aklını başına almak (devşirmek, toplamak) Deyiminin Anlamı : Delice, çılgınca davra nışları bir yana bırakıp akıllı uslu olmaya çatışmak.


Aklını başından almak Deyiminin Anlamı : bk.Aklını (başından) almak.


Aklını bir şeyle bozmak Deyiminin Anlamı : Bir şey üzerine düşünerek, hep onunla uğra şıp durmak.


Aklını çelmek Deyiminin Anlamı : -1. Niyetinden, karanndan caydırmak. -2. Ayartmak, kandırmak. (Kars. Baştan çıkarmak.)


Aklını kaybetmek (kaçırmak, oynatmak) Deyiminin Anlamı : -1. Deli gibi olmak. -2. De lirmek, çıldırmak.


Aklının çivisi (tahtası) eksik Deyiminin Anlamı : Dengesiz, aptal (kimse).


Aklının ucundan (köşesinden) bile geçmemek Deyiminin Anlamı : Onu daha önce hiç düşünmemiş olmak.


Aklını peynir ekmekle yemek Deyiminin Anlamı : Delice, aptalca işler yapmak.


Aklını şaşırmak Deyiminin Anlamı : Akılsızca işler yapmaya başlamak.


Aklı sıra Deyiminin Anlamı : Aklınca, düşündüğüne göre, sözde.


Aklı sonradan gelmek Deyiminin Anlamı : Hatasını anlayıp düzeltmeye çalışmak.


Aklı takılmak (bir şeye, birine) Deyiminin Anlamı : Hep o şey, kimse üzerinde durup dü şünmek.


Aklı yatmak (kesmek) (bir şeye) Deyiminin Anlamı : O şeyin olabileceğine, onu yapıla bileceğine İnanmak.


Ak pak Deyiminin Anlamı : -1. Tertemiz. -2. Saçı sakalı ağarmış. -3. Beyaz tenli.


Aksi gibi Deyiminin Anlamı : Yazık ki, maalesef.


Aksi gitmek (bir iş ) (bir kimseye) : -1. Bir iş olumlu, istenilen biçim de yürümemek. -2. Birisine ters davranmak, onunla uzlaşmaya ya naşmamak.


Aksi şeytan (hay): İşler yolunda gitmediği, bir engel çıktığı zaman bu nu vurgulamak için kullanılır.


Aksi tesadüf Deyiminin Anlamı : Şanssızlık, aksilik.


Akşama sabaha Deyiminin Anlamı : Kısa bir zaman sonra , pek yakında, yakın zaman da.


Akşamdan kalmak Deyiminin Anlamı : Henüz geceki sarhoşluğun etkisinden kurtu I ma rn amış olmak.


Akşamdan sonra merhaba (sabahlar hayrolsun) Deyiminin Anlamı : *jş işten geçtikten sonra gösterilen ilgi, çaba hiçbir işe yaramaz.’ anlamında.


Akşam üstü (üzeri) Deyiminin Anlamı : Güneşin batacağı sırada.


Alaca bulaca Deyiminin Anlamı : Çok karışık renkli.


Alaca karanlık Deyiminin Anlamı : Yan karanlık.


Alaka beslemek (duymak) (bir kimseye) Deyiminin Anlamı : Ona ilgi duymak; ilgi bes lemek.


Alaka çekmek (uyandırmak) (bir şey, kimse) Deyiminin Anlamı : İlgi çekmek, ilgi uyan dırmak.


Alaka görmek Deyiminin Anlamı : bk. İlgi görmek.


Alaka göstermek (bir şeye, kimseye) Deyiminin Anlamı : bk. İlgi göstermek.


Alakayı kesmek (bir şeyle, kimseyle) Deyiminin Anlamı : Onunla her türlü ilişkiye son vermek.


Alan razı, satan razı; “Bu ikisi anlaşmış, hiç kimsenin karışmaması gerekir.” anlamında.


Al aptestin! ver pabucumu Deyiminin Anlamı : ‘Senden gördüğüm yardım, uğradığım zarara değmedi, yardımdan vazgeçtim, yeterki zarar görmeyeyim.” anlamında.


Alaşağı etmek (birini) Deyiminin Anlamı : -1. Onu hızla yere vurmak. -2. Onu bulundu ğu yerden (ya da görevden) indirmek, almak; devirmek. Alavere dalavere : Hile, düzen, yalan dolan.


Alavere dalavere, Kürt Mehmet nöbete Deyiminin Anlamı : Birtakım hilelerle bir işin bü tün ağırlığını az bilgili, saf ve arkası olmayanlara yükleme.


Alaya almak (birini) Deyiminin Anlamı : Onunla alay etmek, eğlenmek; onu küçümse mek, aşağılamak; makaraya a|mak, sarakaya almak.


Alay etmek (geçmek) (biriyle) Deyiminin Anlamı : -1. Bir kimseyle gülünç yönlerini söz konusu edip eğlenmek. -2. Şaka etmek. -3. Küçümsemek, aşağfla-m ak.


Al birini vur Öbürüne Deyiminin Anlamı : ‘Hepsi birbirinden beter.” anlamında.


Aldığı aptest ürküttüğü kurbağaya değmemek Deyiminin Anlamı : Bir işten elde edi len kâr, bu işte uğranılan zararı karşılayamamak.


Aldırmazlıktan (aldırmamazlıktan) gelmek Deyiminin Anlamı : Önem vermemek; kayıt sız kalmak.


Aldı yürüdü Deyiminin Anlamı : “Kısa zamanda büyük gelişme gösterdi.” anlamında.


Âlemi var mı? Deyiminin Anlamı : Beğenilmeyen bir durum karşısında “Uygun mu? Ye rinde mi?” anlamında söylenir; ne âlemi var?


Alet etmek (birini) Deyiminin Anlamı : Onu bilerek kötü binişte kullanmak; kötü işlerinin görülmesinde onu da ortak etmek.


Alet olmak (bir şeye) Deyiminin Anlamı : Bilerek ya da bilmeyerek kötü bir şeyde aracı lık etmek.


Alev almak Deyiminin Anlamı : -1. Tutuşmak, yanmaya başlamak. -2. Coşmak, heyecan lanmak. -3. Öfkelenmek.


Alev saçağı sarmak Deyiminin Anlamı : Olay önlenemeyecek aşamaya gelmek.


Aleyhinde bulunmak (söylemek) Deyiminin Anlamı : Onu çekiştirmek, kötülemek.


Aleyhine dönmek Deyiminin Anlamı : -1. Bir kişiye karşı olumsuz tavır takınmak. -2. Bir durum o kişi İçin tehlikeli olmaya başlamak. /


Aleyhine olmak (bir şey, bir kimsenin) Deyiminin Anlamı : Bir iş bir kimsenin zararına yol açmak.


Al gülüm ver gülüm Deyiminin Anlamı : Yapılan bir İşin hemen karşılığını bekleme.


Alı al moru mor Deyiminin Anlamı : Koşmaktan, heyecandan, telaştan yüzü kıpkırmızı (bir şekilde).


Alıcı gözüyle bakmak (bir şeye, birine) Deyiminin Anlamı : Ona çok dikkatli bakmak, onu dikkatlice gözden geçirmek.


Alın teri Deyiminin Anlamı : Emek, çalışma.


Alın teri dökmek Deyiminin Anlamı : Bir iş için büyük emek harcamak.


Alıp verememek (biriyle, bir şeyle) Deyiminin Anlamı : Onunla arasında bir sorun ol mak, anlaşamamak, geçinememek.


Alicengiz oyunu Deyiminin Anlamı : Kurnazca, haince düzenlenen oyun.


Aİikıran başkesen Deyiminin Anlamı : Bir çevrenin en zorba, kötü kişisi.


Alkış almak Deyiminin Anlamı : Alkışlanmak, beğenilmek.


Alkış tutmak (birine) : -1. El çırparak alkışlamak. -2. Bir kimseyi hem alkışlamak hem de “yaşa, var ol” gibi sözlerle ululamak; övmek.


Alfa ha bir can borcu olmak Deyiminin Anlamı : Allah’a vereceği canından başka hiç kimseye borcu olmamak.


Allah acısını unutturmasın Deyiminin Anlamı : ‘Allah’a bu acıyı unutturacak daha büyük bir felaket vermesin.” anlamında.


Allah’a ısmarladık Deyiminin Anlamı : Bir yerden ayrılırken orada kalanlara “Esen kal! Tanrı seni korusun” anlamında söylenen iyi dilek sözü.


Allah akıl fikir (akıllar) versin (birine) Deyiminin Anlamı : “Yaptıkları akıl ve mantığa sığ mıyor, inşallah bundan sonra akıllanır.” anlamında.


Allah Allah Deyiminin Anlamı : “Ne garip, ne olacak şimdi?” anlamında.


Allah aratmasın Deyiminin Anlamı : “Bir şeyin Allah eksikliğini göstermesin.” anlamında şükür söızü.


Allah aşkına Deyiminin Anlamı : -1. “Doğru mu söylüyorsun?” anlamında. -2. “Allahını se versen” anlamında şaşkınlık, usanç, ısrar, rica, yalvarma, bildirir.


Allah bağışlasın Deyiminin Anlamı : Tanrı sevdiklerini kötülüklerden korusun.’ anlamın da.


Allah bana, ben de sana Deyiminin Anlamı : “Borcumu ancak elime para geçtiğinde ödeyebilirim.” anlamında.


Allah bilir; -1. “Belli değil.” -2. “Bana öyle geliyor ki.” anlamında.


Allah bir yastıkta kocatsın Deyiminin Anlamı : Yeni evlilere “Evliliğiniz ömür boyu ol sun.” anlamında söylenen İyi dilek sözü.


Allah dört gözden ayırmasın Deyiminin Anlamı : “Allah çocuğu anansız babasız bırak masın.” anlamında.


Allah düşmanına vermesin Deyiminin Anlamı : ‘O kadar büyük felaket ki.” anlamında.


Allah ecil sabır versin Deyiminin Anlamı : “Emeklerin boşa gitmesin.” anlamında.


Allah etmesin Deyiminin Anlamı : “Böyle bir şey olmamasını dilerim.” anlamında.


Allah geçinden versin Deyiminin Anlamı : “ölüm geç gelsin.” anlamında.


Allah’ın günü Deyiminin Anlamı : Her gün; her Allanın günü; Tann’nın günü.


Allah’ını seven tutmasın Deyiminin Anlamı : “öyle öfkele/ıdi ki, kimse önüne geçmeye kalkmasfn.” anlamında.


Allah için Deyiminin Anlamı : Doğrusu, gerçekten.


Allah kuru iftiradan saklasın Deyiminin Anlamı : “Allah iftiraya uğratmasın.” anlamında.


Allah manda şifası versin (birine) Deyiminin Anlamı : Çok yiyenlere takılmak, onlan yer mek amacıyla söylenir.


Allah ne verdiyse Deyiminin Anlamı : -1. “Evde yiyecek olarak ne(ler) varsa.” -2. “Elimi ze ne geçerse.” anlamında.


Allah selamet versin Deyiminin Anlamı : -1. Yolculuğa çıkanlara “Yolunuz açık olsun’ an lamında. -2. Güçlük içinde olanları anarken kullanılır. -3. Uzaktaki ta nıdıkları ya da pek beğenilip tutulmayan kimseleri anarken kullanılır.


Allah taksimi Deyiminin Anlamı : Eşitlik gözetilmeden yapılan paylaştırma. (Kars. Kul tak simi.)


Allah utandırmasın Deyiminin Anlamı : “İnşallah bu iş de başarıyla bitirilir.” anlamında.


Allah var (Allah’ı var) Deyiminin Anlamı : ‘Doğrusunu söylemek gerekirse.” anlamında.


Allah vere de Deyiminin Anlamı : “İnşallah, temenni ederiz ki,” anlamında.


Allah vergisi Deyiminin Anlamı : Doğuştan gelen özellik, yetenek.


Allah versin Deyiminin Anlamı : -1. Dilenciyle konuşurken ‘Sana sadaka veremeyece ğim” anlamında -2. “İşinin yolunda olmasına ben de seviniyorum.”an lamında. -3. Kimi vakit durumu iyi olan kimselere şaka ve takılmak için söylenir.


Allah yarattı dememek Deyiminin Anlamı : Acımasızca dövmek, hırpalamak, cezalandır mak.


Allah “Yürü ya kulum” demiş Deyiminin Anlamı : “Kısa sürede her giriştiği işten para ka zandı.” anlamında.


Allak bullak etmek (bir şeyi) (birini) Deyiminin Anlamı : -1. Onu karıştırmak, bozmak, darmadağınık etmek. -2. Onu sağlıklı düşünemeyecek duruma getir mek. (Kars. Altüst etmek, karmakarışık etmek.)


Allak bullak olmak Deyiminin Anlamı : -1. Düzeni bozulmak. -2. Sağlıklı düşünemez du ruma gelmek. (Kars. Altüst olmak, karmakarışık olmak.)


Allayıp pullamak (bir şeyi, kimseyi) Deyiminin Anlamı : Onu süslemek, İlgi çeksin diye kötü yönlerini çarpıcı şeylerle donatmak.


Allem (etmek) kallem etmek Deyiminin Anlamı : Amacına ulaşmak için her yola başvur mak.


Allı pullu Deyiminin Anlamı : Süslü, gösterişli.


Alnı açık, yüzü ak Deyiminin Anlamı : Dürüst, namuslu (insan).


Alnından öpmek (bir kimseyi) Deyiminin Anlamı : Onu çok beğenmek, kutlamak, takdir etmek.


Alnını karışlamak Deyiminin Anlamı : Zor bir İşi yapacak olanın gücünü küçümsemek. (Kars. Meydan okumak.)


Alnının akıyla Deyiminin Anlamı : Emeğiyle, namusuyla, şerefiyle.


Alnının damarı çatlamak Deyiminin Anlamı : Bir İş başarmak için çok çalışmak, çok yo rulmak.


Al takke ver külah Deyiminin Anlamı : -1. Büyük çekişmelerden sonra. -2. Çok samimi, senli benli.


AK etmek (birini) Deyiminin Anlamı : Onu yenmek.


Altı kaval üstü şeşhane Deyiminin Anlamı : Hiçbir parçası birbiriyle uyumlu olmayan.


Altında kalmamak (bir şeyin) Deyiminin Anlamı : Gördüğü iyiliği ya da kötülüğü karşılık sız bırakmamak.


Altından çapanoğlu çıkmak Deyiminin Anlamı : Bir işte birtakım pürüzlerle, beklenmedik durumlarla karşılaşmak.


Altından girip üstünden çıkmak Deyiminin Anlamı : Parayı ya da malı savurganca har cayıp bitirmek, kısa sürede tüketmek.


Artından kalkmak Deyiminin Anlamı : Zor bir işi yapmak, güç bir sorunu çözmek, başar mak.


Altını çizmek Deyiminin Anlamı : Bir sözün, yargının, durumun önemini vurgulamak.


Altını üstüne getirmek Deyiminin Anlamı : -1. Karmakarışık duruma getirmek. -2. Bir şey bulmak için her yanı karıştırmak.


Altı okka etmek (birini) Deyiminin Anlamı : -1. Bir kimseyi kollarından ve bacaklarından tutup yukarı kaldırmak, aşağt indirmek. -2. Ona büyük değer vermek.


Altlı üstlü Deyiminin Anlamı : -1. Etek ve ceket gibi iki parça (giysi). -2. Alt ve üst katta ol mak üzere.


Altta kalanın canı çıksın Deyiminin Anlamı : “Bu güç koşullarla baş edemeyen yok olup gitsin.” anlamında.


Alttan almak Deyiminin Anlamı : Soğukkanlı ve yumuşak davranmak (Kars. Aşağıdan ol mak.)


Alttan atta Deyiminin Anlamı : Gizlice, kimseye belli etmeden (Kars. El artından, gizliden gizliye.)


Alt taralı : -1. Geriye kalanı. -2. Olup olacağı. -3. “Değeri nedir ki.” an lamında.


Alt üst etmek (bir şeyi) (birini) Deyiminin Anlamı : -1. Onu karmakarışık etmek. -2. Ara madık yer bırakmamak. -3. Büyük zarar vermek. -4. Ruhsal bunalım yaratmak.


Alt üst olmak Deyiminin Anlamı : -1. Düzeni bozulmak, karmakarışık olmak. -2. Rahatsız lanmak. -3. Üzülmek, tedirgin olmak.


Aman aman bir şey olmamak Deyiminin Anlamı : Herkesin beğeneceği bir şey olmamak.


Aman dilemek Deyiminin Anlamı : Carimin bağışlanmasını dilemek,


Aman vermemek (birine, bir şeye) Deyiminin Anlamı : -1. Onu rahat bırakmamak, -2. Ona acımamak, merhamet etmemek.


Aman zaman demeye (fırsat) kalmadan Deyiminin Anlamı : Çok çabuk, ne olduğunu anlamadan.


Amiyane tabiriyle Deyiminin Anlamı : Halkın deyişiyle, halk ağzıyla, kaba bir söyleyişle.


Ana avrat dümdüz gitmek Deyiminin Anlamı : Çok ağır küfretmek.


Ana baba günü Deyiminin Anlamı : Çok kalabalık, karışık, telaşlı durum.


Anadan doğma Deyiminin Anlamı : -1. Çınlçtplak. -2. Doğuştan, sonradan değil.


Ana kuzusu (anasının körpe kuzusu) Deyiminin Anlamı : Sıkıntı ve güçlüklere alışma mış nazlı kimse.


Anan güzel mi? Deyiminin Anlamı : Yerine getirilmesi güç istekler karşısında “Nerede o bolluk?” anlamında.


Ananın ak sütü gibi helal etmek (bir şeyi) Deyiminin Anlamı : Onu karşılıksız olarak ba ğışlamak.


Ananız (analar) taş yesin, yarımşardan (yarım yarım) beş yesin Deyiminin Anlamı : “Sizin için fedakârlıkta bulunuyor görünüyorum, ama sizden daha kâr lı çıkacağım.” anlamında.


Anan yahşi baban yahşi demek Deyiminin Anlamı : Bir kimseyi pohpohlayarak istediği ni yaptırmak ya da elde etmek.


Anası ağlamak Deyiminin Anlamı : Çok sıkıntı çekmek, eziyet çekmek.


Anası (onu) kadîr gecesi doğurmuş Deyiminin Anlamı : Çok şanslı (kimse); kadir ge cesi doğmuş.


Anasından doğduğuna pişman Deyiminin Anlamı : -1. Çok tembel. -2. Çok bezgin, bit kin.


Anasından doğduğuna pişman etmek (birini) Deyiminin Anlamı : Eziyet ederek onu ca nından bezdirmek.


Anasından emdiği süt burnundan (fitil fitil) gelmek Deyiminin Anlamı : Bir işi yaparken çok sıkıntı ve güçlük çekmek.


Anasını ağlatmak Deyiminin Anlamı : -1. Ona çok eziyet etmek, onu sıkıntıya sokmak. -2. Bir şeyi hor kullanmak.


Anasını bellemek Deyiminin Anlamı : Birisine büyük kötülük yapmak.


Anasının gözü Deyiminin Anlamı : Çıkara, düzenbaz, uyanık (kimse) (Kars.Hin oğlu hin.)


Anasının körpe kuzusu Deyiminin Anlamı : bk. Ana kuzusu.


Anasının nikâhını istemek Deyiminin Anlamı : Satılacak bir şeye değerinin çok üstünde fiyat biçmek, para istemek.


Anasını satayım Deyiminin Anlamı : “Her ne olursa olsun, aldırdığım yok.” anlamında.


Anasını sattığımın Deyiminin Anlamı : ‘Allah belasını versin.” anlamında.


Anca beraber kanca beraber Deyiminin Anlamı : Bir işte iki ya da daha çok kimsenin, o iş kötü bile gitse birbirinden ayrılmamaları gerektiğini anlatır.


Anladımsa Arap olayım Deyiminin Anlamı : ‘Anlatılanlardan hiçbir şey anlamadım.’ anla mında.


Anlamazlıktan (anlama mazltktan) gelmek (anlamazlığa vurmak) ; Bir şeyi anladığı halde anlamamış, farkına varmamtş gibi davran mak.


Anlam çıkarmak Deyiminin Anlamı : Ne anlama geldiğini anlamak; mana çıkarmak.


Anlam vermek Deyiminin Anlamı : Yorumlamak, değerlendirmek; mana vermek.


Anlamına gelmek Deyiminin Anlamı : Belirtildiği biçimde anlaşılmak; manasına gelmek.


Anlarsın ya Deyiminin Anlamı : Herkesin bilmemesi gereken bir konuyu ima etmek için kullanılır.


Anlayıp dinlemeden Deyiminin Anlamı : Yeterli bilgi edinmeden, iç yüzünü anlamadan.


Anlayış göstermek (birine) Deyiminin Anlamı : -1. Onun yaptıklarını hoşgörüşle karşıla mak. -2. Ona istenen kolaylığı göstermek.


Ant içmek (etmek) Deyiminin Anlamı : Bir şeyi yapmaya ya da yapmamaya kutsal bir şeyi tanık gösterip söz vermek. (Kars. Yemin etmek.)


Ant vermek (birine) Deyiminin Anlamı : “Allah aşkına”, “Çocuklarının başı İçin” gibi söz lerle birisini bir şey yapmaya ya da yapmamaya mecbur etmek; ye min vermek.


Apar topar Deyiminin Anlamı : -1. Aceleyle, çarçabuk. -2. Zorla ; yaka parça.


Aptal kutusu Deyiminin Anlamı : Televizyon.


Aptesi gelmek Deyiminin Anlamı : Büyük ya da küçük aptes yapma gereksinimi duymak


Aptesi kaçmak Deyiminin Anlamı : Aptest bozmak gereksinimi ortadan kalkmak.


Aptest almak Deyiminin Anlamı : Din kurallarına göre yıkanmak.


Aptest bozmak Deyiminin Anlamı : Büyük ya da küçük aptes yapma gereksinimi duy mak.


Aptesti kaçmak Deyiminin Anlamı : Yeniden aptest alması gerekmek.


Ara (aralarını) bozmak (açmak) Deyiminin Anlamı : Kişiler arasındaki dostluğu, iyi ilişki leri bozmak.


Ara (aralarını) bulmak Deyiminin Anlamı : Kişiler arasındaki sorunları, uyuşmazlıkları çö-zümleyip tarafları uzlaştırmak.


Arada bir Deyiminin Anlamı : Seyrek olarak, nadiren.


Arada çıkarmak Deyiminin Anlamı : Öteki işler arasında başka bir işi de yapıp bitiriver-mek.


Arada dağlar kadar fark olmak Deyiminin Anlamı : Birbirinden çok farklı olmak.


Arada kalmak Deyiminin Anlamı : Uyuşmazlıkları çözümlemek üzere girişimde bulunur ken güç durumda kalmak, her iki yanı da hoşnut edememek.


Arada kaynamak Deyiminin Anlamı : Karışıklık nedeniyle gereken ilgiyi, önemi görme mek.


Aradan çıkarmak Deyiminin Anlamı : Daha büyük işlere ağırlık verebilmek için bir işi ön celikle bitirmek.


Aradan çıkmak Deyiminin Anlamı : -1. İlgisini kesmek. -2. Başka işler yapılırken o iş de bitirilmek.


Araları açılmak (bozulmak) Deyiminin Anlamı : İlişkileri bozulmak.


Aralarından kara kedi geçmek Deyiminin Anlamı : İki dostun arasına dargınlık, soğuk luk girmek, gücenmek, küsmek.


Aralarından su sızmamak Deyiminin Anlamı : İki kişi arasında çok iyi dostluk ilişkileri ol mak.


Aralarını açmak Deyiminin Anlamı : bk. Ara bozmak.


Aralarını bulmak Deyiminin Anlamı : bk. Ara bulmak.


Arap saçı Deyiminin Anlamı : Çözülmesi güç, karışık durum, iş.


Ara sıra Deyiminin Anlamı : Seyrek olarak, nadiren, bazen.


Ara vermek (bir şeye) Deyiminin Anlamı : Dinlenmek için o şeyi (işi) bir süre bırakmak; duraklamak, kesmek.


Araya girmek Deyiminin Anlamı : -1. Araları bozuk olan iki kişiyi uzlaştırmaya çalışmak. -2. Bir iş yapılırken başka bir durum ortaya çıkıp o işi geciktirmek.


Araya koymak (birin) Deyiminin Anlamı : Bir işin çözümü için sözü geçen birinin aracı lık yapmasını sağlamak.


Araya soğukluk girmek Deyiminin Anlamı : Dostluk ilişkileri zedelenmek.


Arayı açmak Deyiminin Anlamı : -1. Bir şeyle kimseyle arasındaki mesafeyi artırmak. -2. Bir kimseyi ziyarette gecikmek.


Arayıp sormak (birini) Deyiminin Anlamı : -1. Bir kimse ile ilgili bilgi toplamak, haber sormak. -2. Bir kimseyi ziyaret etmek, onunla İlgilendiğini göstermek.


Arayı soğutmak Deyiminin Anlamı : -1. Bir olayın üzerinden zaman geçmesini bekle mek. -2. Eski dostluğu sürdürmemek.


Arayı uzatmak Deyiminin Anlamı : Bir kimseyi ziyarette, arayıp sormada gecikmek.


Arayı yapmak Deyiminin Anlamı : -1. Dargın olanları barıştırmak. -2. İki kişi arasında dostluk ilişkisi kurmak.


Ar damarı çatlamak Deyiminin Anlamı : Utanma duygusunu yitirmek, artık utanmaz ol mak.


Ardı arkası kesilmemek Deyiminin Anlamı : Birbiri ardınca gelmek, hiç ara vermeden sürüp gitmek.


Ardına düşmek (birinin, bir şeyin) Deyiminin Anlamı : -1. Herhangi bir amaçla onun ar kasından gitmek, peşini hiç bırakmamak. -2. ,Bir işi sonuçlandırmak için sürekli uğraşmak.


Ardından atlı kovalamak Deyiminin Anlamı : bk. Arkasından atlı kovalamak.


Ardı sıra : Arkasından, peşinden.


Arı kovanı gibi işlemek (bir yer) Deyiminin Anlamı : Bir yerin gidip geleni, gireni çıkanı çok olmak.


Arına dokunmak : Bir şeyden alınmak, incinmek, utanmak


Arı kovanına (yuvasına) çöp dürtmek (çomak sokmak) Deyiminin Anlamı : Belayı üze rine çekmek, bela aramak; başına bela getirecek söz söylemek, dav ranışta bulunmak.


Arif olan anlasın (anlar) Deyiminin Anlamı : “Çok açık söylenmiştir, anlayan anlar.” anla mında.


Arka arkaya vermek Deyiminin Anlamı : Dayanışma içinde olmak, işbirliği yapmak; sırt


sırta vermek.


Arka bulmak (birinden) Deyiminin Anlamı : Bir iş için onun desteğini sağlamak.


Arka çevirmek (birine) Deyiminin Anlamı : Ona eski yakınlığını göstermemek; sırt çevir mek.


Arka çıkmak (birine) Deyiminin Anlamı : Bir kimsenin koruyuculuğunu üstlenmek, hakla rını savunmak.


Arkada kalmak Deyiminin Anlamı : -1. Geriden gelmek, birlikte yürürken geride kalmak. -2. Herhangi bir konuda ilerleyememek, ileri gidememek


Arkadan arkaya Deyiminin Anlamı : Gizlice, belli etmeden; sinsice. (Karşjçten İçe.)


Arkadan (arkasından) söylemek (konuşmak) Deyiminin Anlamı : Birisini o kişi yokken bir başkasına çekiştirmek; onun hakkında dedikodu yapmak; aleyhin de konuşmak.


Arkadan vurmak (birini) Deyiminin Anlamı : Güvenilen bir kimse, beklenmedik bir anda kötülük etmek; ihanet etmek.


Arkadaş canlısı Deyiminin Anlamı : Arkadaşı, arkadaşlığı çok seven.


Arka kapıdan çıkmak Deyiminin Anlamı : Okuldan hiçbir şey öğrenmeden ya da başarı sız olduğu için ayrılmak.


Arka planda Deyiminin Anlamı : Geride, önemsiz.


Arkası alınmak Deyiminin Anlamı : Sona erdirilmek, kesin olarak bitirilmek.


Arkası gelmek Deyiminin Anlamı : Sürmek, devam etmek, kesilmemek.


Arkası kesilmek Deyiminin Anlamı : Sona ermek, son bulmak.


Arkasına düşmek Deyiminin Anlamı : -1. Bir kimsenin arkasından gitmek. -2. Bir işi so nuçlandırmak İçin sıkı ve aralıksız bir şekilde çalışmak.


Arkasından (ardından) atlı kovalamak Deyiminin Anlamı : Bir işi gereksiz bir çabukluk la ve telaşla yapmak


Arkasından söylemek Deyiminin Anlamı : bk Arkadan söylemek.


Arkasından teneke çalmak Deyiminin Anlamı : Yuhalamak, kovmak


Arkasında yumurta küfesi yok Deyiminin Anlamı : Verdiği sözden vazgeçen, sık sık dü şünce ve tavır değiştiren, bunda da sakınca görmeyen kimse ve onun durumu için söylenir; sırtında yumurta küfesi yok.


Arkasını almak (bir işin) Deyiminin Anlamı : O İşi sona erdirmek, bitirmek


Arkasını bırakmak: Vazgeçmek; artık ilgilenmez, uğraşmaz olmak; peşini bırakmak.


Arkasını çevirmek (birine, bir şeye) Deyiminin Anlamı : Onunla ilgilenmez olmak, ona önem vermemek


Arkasını dayamak (birine, bir şeye) Deyiminin Anlamı : Güçlü bir kimsenin koruyuculu ğunda olmak; sırtını dayamak.


Arkasını getirmek (getirememek) Deyiminin Anlamı : Bir işi sürdürüp sonuçlandırmak (sonuçlandıramamak).


Arkasını sığ a ma k (sıvamak, sıvazlamak) Deyiminin Anlamı : Okşamak, övmek, iltifat et mek


Arkasını (birine, bir şeye) vermek Deyiminin Anlamı : Bir kimsenin koruyuculuğundan güç almak ona dayanmak yaslanmak.


Arkası pek Deyiminin Anlamı : Bir kişi ya da şeyin koruyucuğuna güvenen (kimse); sırtı pek.


Arkası sıra Deyiminin Anlamı : Arkasından, peşinden, ardından: peşi sera.


Arkası yere gelmemek : Başarısızlığa uğramamak, durumu sarsılma mak; sırtı yere gelmemek.


Arkası yufka Deyiminin Anlamı : -1. ‘Güvendiği kimse pek güçlü değil.” -2. Sevilen bir yemeğin ardından başka bir yemeğin’bulunmadığını belirtmek için söylenir. -3. Soğuğa karşı gereği gibi giyinmemiş olma durumu; sırtı yufka.


Arka üstü Deyiminin Anlamı : bk. Sırt üstü.


Armudun sapı, üzümün çöpü var demek Deyiminin Anlamı : Her şeyde bir kusur but-mak, hiçbir şeyi beğenmemek.


Armut piş ağzıma düş Deyiminin Anlamı : “Çalışmadan her şey ayağıma gelsin.” diyen kişinin bu durumu için alay ve sitem yollu söylenir.


Ar namus tertemiz Deyiminin Anlamı : Utanma, namus gibi niteliklerini yitirmiş (kimse).


Arpa boyu kadar gitmek (bir işte) Deyiminin Anlamı : Çok az önemsiz denecek ölçüde ilerlemiş olmak.


Arpacı (arpağcı) kumrusu gibi düşünmek Deyiminin Anlamı : Çaresizlikler içinde, umutsuzca derin derin düşünmek. (Karş. Kara kara düşünmek.)


Arpalık yapmak (bir yeri) Deyiminin Anlamı : 0 yeri sürekli çıkar kaynağı yaparak sö mürmek.


Art düşünce (niyet) Deyiminin Anlamı : Bir davranış ya da düşüncenin arkasına gizle nen kötü düşünce (niyet).


Asabı bozulmak (gerilmek) Deyiminin Anlamı : Sinirlenmek.


Asabına dokunmak (asabını bozmak) (biri, bir şey) Deyiminin Anlamı : O kimse, şey sinirlenmesine yol açmak.


Asık surat Deyiminin Anlamı : Küskün, üzgün, öfkeli insanın somurtkan yüzü.


Asıp kesmek Deyiminin Anlamı : Keyfi ve zorbaca davranmak.


Askıda bırakmak (bir şeyi) Deyiminin Anlamı : Bir sorunu çözüme kavuşturmamak; te reddütte bırakmak, sonuçlandırmamak.


Askıda kalmak Deyiminin Anlamı : -1. Bir iş, birtakım engeller çıkıp bitirilememek. -2.


Resmi bir belge belli bir süre belli bir yerde ilan edilmek.


Askıya almak (bir şeyi) Deyiminin Anlamı : -1. Bir yapıyı birtakım dayanaklarla yıkılmak tan kurtarmak. -2. Bir işin, birtakım nedenlerle gerçekleşmesini bir sü re ertelemek. (Karş. Buzdolabına koymak)


Askıya çıkarmak Deyiminin Anlamı : Evlenecek kimselerin durumlarını bildiren belgeyi belli bir süre herkesin İncelemesine sunmak.


Aslanrpayı Deyiminin Anlamı : Bir paylaşmada, en büyük pay.


Aslan sütü Deyiminin Anlamı : “Rakı” için şaka yollu söylenir.


Aslan yürekli Deyiminin Anlamı : Cesur, yiğit (kimse).


Aslı astarı (faslı) olmamak Deyiminin Anlamı : Yatan olmak, asılsız olduğu anlaşılmak.


Aslı çıkmak Deyiminin Anlamı : Doğru, gerçek olduğu anlaşılmak.


Aslına bakmak Deyiminin Anlamı : Bir şeyin esasını, gerçeğini araştırmak.


Astarı yüzünden pahalı olmak (gelmek) Deyiminin Anlamı : Bir, işin ikinci derecede önemli kısmına harcanan para ash için ödenen parayı aşmak.


Astığı astık, kestiği kestik Deyiminin Anlamı : Zalim, acımasız, zorba (kimse).


Aşağıdan almak Deyiminin Anlamı : Sert çıkış yapmamak,.yumuşak davranmak. (Karş. Alttan almak.)


Aşağı görmek (saymak) (birini, bir şeyi) Deyiminin Anlamı : Onu beğenmemek, kü çümsemek. (Karş. Hor görmek.)


Aşağı kalır yeri yok Deyiminin Anlamı : “Nitelikleri bakımından başkalarından ya da ben zerlerinden farkı yök.” anlamında.


Aşağı kalmamak (birinden) Deyiminin Anlamı : Özellikleri ya da davranışları yönünden benzerlerinden geri kalmamak; aynı nitelikte, durumda olmak. (Karş. Geri. durmamak.)


Aşağı kurtarmaz Deyiminin Anlamı : -1. “Daha ucuza satılamaz, çünkü zarar edilir.” -2. “Değerce daha aşağısını kendisine layık görmez.” anlamlarında.


Aşağılık duygusu (kompleksi) Deyiminin Anlamı : Kendisini herkesten küçük görme duygusu.


Aşağı tabaka Deyiminin Anlamı : Halkın “avam” denilen, nitelikleri beğenilmeyen, kültür-süz-eğitimsiz sayılan kesimi.


Aşağı tükürsem sakal, yukarı tükürsem bıyık Deyiminin Anlamı : İki karşıt güç, durum ya da konuda karar verme zorluğu.


Aşağı yukarı Deyiminin Anlamı : Yaklaşık olarak (Kar. Hemen hemen)


Aşığı cuk (bek, bey, çift) oturmak Deyiminin Anlamı : Her işi yoluna girmek, herşey is tediği gibi gerçekleşmez.


Aşık atmak (biriyle) Deyiminin Anlamı : Bir kimseyle çeşitli konularda yarışa girmek; on dan aşağt kalmamak.


Açıklısı olmak (bir çeyln) Deyiminin Anlamı : O şeyin meraklısı, tutkunu, düşkünü ol mak.


Aşırı gitmek (aşırıya kaçmak) Deyiminin Anlamı : -1. Sının aşmak, ölçüyü kaçırmak. -2. Usandırmak, bıktırmak.


Aşırı uç Deyiminin Anlamı : Bir görüşün en ateşli, en yıkıcı kanadı.


Aşırılığa kaçmak Deyiminin Anlamı : Bir konuda aşırı davranmak, alışılagelenin dışına çıkmak.


Aşka gelmek Deyiminin Anlamı : O şeyi yapmak için büyük istek duymak; coşmak.


Aşk etmek Deyiminin Anlamı : Hızla (tokat) vurmak.


Aşna fişna Deyiminin Anlamı : Gizli dost, flört, oynaş.


Aşna fişna etmek Deyiminin Anlamı : Gizli dostluk kurmak, oynaşmak, flört etmek.


Aş yermek Deyiminin Anlamı : Gebe kadın kimi yiyeceklere aşın istek duymak, kimi yiye ceklerden tiksinmek; aşermek.


At başı (gitmek) Deyiminin Anlamı : Beraber, bir hizada (gitmek).


Ateh getirmek Deyiminin Anlamı :(esk) Bunamak.


Ateş açmak (birine, bir şeye) Deyiminin Anlamı : Ona silahla ateş etmek


Ateş almak Deyiminin Anlamı : -1. Tutuşmak, -2. (Silah İçin) Patlamak. -3. Birdenbire öf kelenmek


Ateş almaya mı geldin? Deyiminin Anlamı : “Niye acele ediyorsun; ne acelen var?” anla mında.


Ateş bacayı (saçağı) sarmak Deyiminin Anlamı : Bir iş çok tehlikeli, önüne geçilemeye cek bir duruma gelmek. (Kars. İş işten geçmek.)’


Ateş basmak Deyiminin Anlamı : Bir sıkıntı nedeniyle bunalmak, vücut ateşi artmak.


Ateşe atmak (kendini, birini) Deyiminin Anlamı : Çok tehlikeli bir işe girişmek ya.da biri ni çok tehlikeli bir işe sokmak.


Ateş etmek (birine, bir şeye) Deyiminin Anlamı : Ona silahla mermi atmak.


Ateşe tutmak (bir şeyi) (bir yeri, kimseyi) Deyiminin Anlamı : -1. Onu biraz ısıtmak. -2. Ona ateşli silahla saldırmak.


Ateşe-vermek (bir yeri) Deyiminin Anlamı : -1. Bir yeri kundaklamak, ateşle yakıp kül et mek. -2. Çok telaşlandırmak.


Ateşi başına vurmak Deyiminin Anlamı : Çok öfkelenmek, sinirlenmek.


Ateşi düşmek Deyiminin Anlamı : (Hasta için) Vücut ısısı azalmak.


Ateş kesmek Deyiminin Anlamı : Karşılıklı olarak ateş etmeyi bırakmak.


Ateşle oynamak Deyiminin Anlamı : Tehlikeli bir işe girişmek.


Ateş olsa cirmi kadar yer yakar Deyiminin Anlamı : “Onu o kadar önemseme, ondan gelebilecek tehlikeyi göze aldık.” anlamında.


Ateş pahası (pahasına) Deyiminin Anlamı : Çok pahalı, fiyatı çok yüksek.


Ateş parçası Deyiminin Anlamı : -1. Çok canlı, hareketli (kimse). -2. Yaramaz çocuk, ele avuca sığmayan (çocuk).


Ateş püskürmek (saçmak) Deyiminin Anlamı : Öfkelenip ileri geri konuşmak, ağır söz ler söylemek.


Ateşten gömlek Deyiminin Anlamı : Sıkıntılı, bunaltıa durum.


Ateş yağdırmak Deyiminin Anlamı :Ateşli silahlarla sürekli atış yapmak.


At gözlüğü ile bakmak Deyiminin Anlamı : Olayları dar açıdan görüp değerlendirmek.


Atı alan Üsküdar’ı geçti Deyiminin Anlamı : “Fırsat elden kaçtı, artık yapılacak bir şey yok.” anlamında.


Atıp tutmak Deyiminin Anlamı : -1. Biri hakkında ileri geri konuşmak. -2. Büyük işler yap tığını söylemek.


At oynatmak Deyiminin Anlamı : -1. Üstünlük sağlamak. -2. Yarışmak. -3. Bildiği ve iste diği gibi davramak.


At pazarında eşek osurtmuyoruz Deyiminin Anlamı : “Beni dinle, boş şeyler söylemiyo rum.” anlamında.


Attan inip eşeğe binmek Deyiminin Anlamı : Bulunduğu durumdan daha aşağı bir duru ma düşmek.


Attığı taş ürküttüğü kurbağaya değmemek Deyiminin Anlamı : Bir işin sonucu, kazana o iş için harcanan emeği, parayı karşılamamak.


Attığı tırnak bile olamamak Deyiminin Anlamı : Söz konusu kimseye göre çok değersiz olmak; tırnağı (bile) olamamak.


Avara kasnak işlemek Deyiminin Anlamı : Boş yere çalışmak.


Avucunun içi gibi bilmek (bir yeri) Deyiminin Anlamı : Bir yeri çok iyi bilmek.


Avucunun içine almak (birini) Deyiminin Anlamı : Onu kendi etkisi, söz geçerliği altona almak, dilediği gibi yönlendirmek.


Avucunu yalamak Deyiminin Anlamı : Umduğunu bulamamak.


Avuç açmak Deyiminin Anlamı : Dilenmek, muhtaç duruma düşmek; el açmak.


Avuç dolusu Deyiminin Anlamı : Pekçok; çok miktarda.


Avuç içi kadar (yer) Deyiminin Anlamı : Çok küçük (yer).


Ayağa düşmek Deyiminin Anlamı : Bir işe olur olmaz kimseler de karışır olmak.


Ayağa fırlamak Deyiminin Anlamı : Bulunduğu yerden hızlıca kalkmak.


Ayağa kaldırmak (birini, herkesi) Deyiminin Anlamı : -1. Onlart telaşa, heyecana sürük lemek. -2. Onlart kışkırtmak, isyan ettirmek.


Ayağa kalkmak Deyiminin Anlamı : -1. (Hasta için) İyileşmek. -2. Saygı gereği oturma durumundan ayakta durumuna geçmek.


Ayağı alışmak (bir yere) Deyiminin Anlamı : Bir yere gidip gelmeyi, bir yerden alışveriş yapmayı alışkanlık haline getirmek.


Ayağı (ayakları) (birbirine) dolaşmak Deyiminin Anlamı : Telaş, utanma, heyecan vb. etkisiyle düzgün yürüyememek; ne yapacağını şaşırmak; yanlış bir davranışta bulunmak.


Ayağı çarıklı Deyiminin Anlamı : Kurnaz, akıllı (kimse).


Ayağı ile gelmek Deyiminin Anlamı : Kendi isteğiyle çelmek.


Ayağı kaymak Deyiminin Anlamı : Kötü yola düşmek.


Ayağına bağ olmak Deyiminin Anlamı : İşine engel olmak.


Ayağına çabuk Deyiminin Anlamı : Hızlı yürüyen, çabuk gidip gelen.


Ayağına çağırmak Deyiminin Anlamı : Yanına gelmesini söylemek.


Ayağına dolaşmak (dolanmak) Deyiminin Anlamı : -1. İş yapan birinin çevresinde dola şıp iş yapmasına engel olmak. -2. Yaptığı kötülüklerin karşılığını gör mek


Ayağına geçirmek (bir şeyi) Deyiminin Anlamı : Pantolon, pijama vb’yi giymek.


Ayağına gelmek Deyiminin Anlamı : -1. Yanına gelmek. -2. Emeksizce elde etmek.


Ayağına gitmek (birinin) Deyiminin Anlamı : Saygı gösterip, alçak gönüllü davranıp yanı na gitmek.


Ayağına (ayaklarına) kara su İnmek Deyiminin Anlamı : Uzun süre ayakta kalıp yorul mak.


Ayağına sıcak su mu (şerbet mi) dökelim? : ‘Uzun süredir bize gel-miyordun; nasıl teşekkür edeceğimizi bilemiyoruz.” anlamında sitem yollu söylenir.


Ayağını alamamak Deyiminin Anlamı : -1. Alıştığı yere gitmekten kendini men edeme mek. -2. Ayağını oynatamayacak duruma gelmek.


Ayağını çekmek (bîr yerden) Deyiminin Anlamı : Sık gittiği yere artık gitmez olmak.


Ayağını denk almak Deyiminin Anlamı : Birtakım tehditlere, tehlikeli durumlara karşı dik katli, uyanık davranmak.


Ayağını kaydırmak (ayağının altına karpuz kabuğu koymak) Deyiminin Anlamı : Bir kimseyi birtakım bahanelerle, uydurma gerekçelerle işinden, görevin den uzaklaştırmak.


Ayağını kesmek Deyiminin Anlamı : -1. Devamlı gittiği yere artık gitmez olmak. -2. Bir kimsenin bir yere devamlı gidip gelmesinin önüne geçmek.


Ayağının (ayaklarının) altına almak (birini) : Onu feci şekilde döv mek, hırpalamak.


Ayağının altında olmak (bir yer birinin) Deyiminin Anlamı : Bulunduğu yerden geniş bir alanı görür durumda dmak.


Ayağının attına karpuz kabuğu koymak Deyiminin Anlamı : bk. Ayağını kaydırmak.


Ayağının pabucu olamamak (biri başkasının) Deyiminin Anlamı : Değerce ondan aşa ğı olmak.


Ayağının tozuyla Deyiminin Anlamı : Yoldan gelir gelmez, henüz dinlenmeden.


Ayağını sürümek Deyiminin Anlamı : -1. Ardından başkalarının gelmesine yol açmak. -2. Ölmek üzere olmak. -3. Bir işi ağırdan almak. -4. Bir yerden uzaklaş mayı geciktirmek.


Ayağını vurmak Deyiminin Anlamı : Ayakkabı ayağını sıkmak, yara etmek.


Ayağını yorganına göre uzatmak Deyiminin Anlamı : Giderini gelirine göre ayarlamak.


Ayağı (ayaklan) suyu ermek (değmek) Deyiminin Anlamı : Gerçekler umduğu gibi çık madığı için düş kırıklığına uğramak (Kars Aklı başına gelmek.)


Ayağı uğurlu Deyiminin Anlamı : Geldiği yere uğur getirdiğine inanılan (kimse).


Ayağı (ayakları) yere değmemek Deyiminin Anlamı : Sevinçten yerinde duramamak.


Ayak altında dolaşmak Deyiminin Anlamı : Bir işe yaramadığı halde herkesin işine en gel olacak biçimde ortalıkta dolaşmak.


Ayak bağı Deyiminin Anlamı : İş yapmaya engel olan şey.


Ayak basmak (bir yere) Deyiminin Anlamı : -1. Bir yere inmek, varmak. -2. Bir şeye baş lamak, girmek.


Ayak diremek Deyiminin Anlamı : Kendi görüş ve tutumunda ısrar etmek, onu ısrarla sa vunmak.


Ayakkabı vurmak (sıkmak) Deyiminin Anlamı : Ayakkabı ayağı rahatsız etmek.


Ayaklar attına almak (bir şeyi) Deyiminin Anlamı : Önemli, kutsal, değerli şeyleri çiğne mek, hiçe saymak.


Ayakları dolaşmak Deyiminin Anlamı : bk. Ayağı dolaşmak.


Ayakları geri geri gitmek Deyiminin Anlamı : Bir yere isteksizce gitmek, oraya gitmek is tememek.


Ayakları yere basmak Deyiminin Anlamı : Gerçekçi, sağduyulu olmak.


Ayaklı canavar Deyiminin Anlamı : Yaramaz çocuk.


Ayaklı kütüphane Deyiminin Anlamı : Genel kültürü zengin olan kimse.


Ayak takımı Deyiminin Anlamı : Bilgisiz, görgüsüz kimseler için kullanılan aşağılama sö zü.


Ayakta tutmak (bir şeyi) (birini) Deyiminin Anlamı : -1. Ortadan kalkmasının, çökmesi nin önüne geçmek, sürekliliğini sağlamak. -2. Sağlıklı olmasını, iş ya pabilmesini sağlamak.


Ayakta uyumak Deyiminin Anlamı : Olup bitenlerin farkına varamayacak kadar dalgın ve şaşkın durumda bulunmak


Ayak uydurmak (birina, bir şeye) Deyiminin Anlamı : -1. Yürüyüşte adımları başkaları nın adımlarına uydurmak . -2. Bir başkasının davranışlarına uygun davranmak; bir değişikliğe uyum sağlamak.


Ayak üstü Deyiminin Anlamı : Ayakta durarak, ayakta olarak.


Ayak yapmak Deyiminin Anlamı : Birisini kandırmaya çalışmak.


Ayasofya’da dilenip Sultanahmet’te sadaka (zekât) vermek Deyiminin Anlamı : Geçi mini sağlayabilmek için başkalanndan yardım almasına rağmen ken disi elindekini başkalarına vermek.


Ayaza çekmek Deyiminin Anlamı : Hava çok soğuk olmak.


Ayaz paşa kol geziyor (kola çıktı) Deyiminin Anlamı : ‘Hava çok soğuk.” anlamında.


Aybaşı olmak Deyiminin Anlamı : Âdet kanaması başlamak; âdet görmek.


Ayda yılda bir Deyiminin Anlamı : Çok seyrek olarak, nadiren; arada bir.


Ayda yılda bir namaz, onu da şeytan kömaz Deyiminin Anlamı : “Çok seyrek olarak iyi bir iş yapmaya kalkar, fakat bir bahane bularak ondan da cayar.” an lamında.


Ay dede Deyiminin Anlamı : Çocuk dilinde ay.


Ayıbını yüzüne vurmak Deyiminin Anlamı : Bir kimsenin hatasının yüzüne* karşı söyle mek.


Ayıkla pirincin taşını Deyiminin Anlamı : “İşler öyle karmakarışık oldu ki, gel de işin için den çık!” anlamında.


Ayıptır söylemesi Deyiminin Anlamı : -1. “Öğünmek gibi olmasın.” -2. “Bunları söylemek ayıptır; ama beni bağışlayın söylemek zorundayım.” anlamında.


Aykırı düşmek : Uygun gelmemek, çelişmek (Kars. Ters düşmek.)


Ayna tutmak (bir şeye) Deyiminin Anlamı : Onu yansıtmak, göstermek.


Aynı ağzı kullanmak Deyiminin Anlamı : Aynı şeyleri söylemek, («arş. Ağız birliği et mek.)


Aynı kapıya çıkmak Deyiminin Anlamı : Aynı sonuca varmak, sonuç olarak hiç değişme mek; bir kapıya çıkmak.


Aynı telden çalmak : Hemen hemen aynı şeyleri söylemek.


Aynı yolun yolcusu Deyiminin Anlamı : Yazgıları aynı olanlardan her biri.


Ay parçası Deyiminin Anlamı : Çok gürel (kız).


Ayran gönüllü Deyiminin Anlamı : Bir şeyden kısa sürede bıkan (kimse).


Ayranı kabarmak Deyiminin Anlamı : -1. Öfkelenmek. -2. Aşırı cinsel istek uyanmak.


Ayranı yok içmeye, atla (tahtırevanla) gider sıçmaya Deyiminin Anlamı : Yoksul oklu ğu halde, zenginler gibi yaşamaya Özenen kimse için alay yollu söy lenir.


Ayrı düşmek Deyiminin Anlamı : -1. Birbirinden uzakta kalmak. -2. Bir konuda anlaşama-mak, uyuşamamak.


Ayrısı gayrisi olmamak Deyiminin Anlamı : Dost olanlar birbirlerinden hiçbir şeylerini esirgememek, yakın dost olmak.


Ayrı tutmak Deyiminin Anlamı : Farklı davranmak.


Ayvayı yemek Deyiminin Anlamı : Çok kötü, tehlikeli bir duruma düşmek, zarara uğra mak.


Ayyuka çıkmak Deyiminin Anlamı : Ses çok yükselmek, fazlalaşmak.


Aza çoğa bakmamak Deyiminin Anlamı : Bir şeyin niceliğine değil, eline geçtiğine önem vermek.


Azar işitmek Deyiminin Anlamı : Söylediği bir söz ya da yaptığı bir davranıştan ötürü laf işitmek, azarlanmak, paylanmak.


Az buçuk (az çok} Deyiminin Anlamı : Biraz, bir parça, şöyle böyle.


Az buz (bir şey) olmamak Deyiminin Anlamı : Bir şey azı m sanacak kadar olmamak.


Az çok ; Bir parça; oldukça.


Az daha Deyiminin Anlamı : bk. Az kalsın.


Az değil Deyiminin Anlamı : “Göründüğü gibi değil.” anlamında.


Az gelmek Deyiminin Anlamı : Yetmemek, yeterli olmamak.


Azınlıkta kalmak Deyiminin Anlamı : -1. Bir oylamada bir görüşe olumlu ya da olumsuz oy verenlerin sayısı az çıkmak. -2. Sayıca az oldukları için varlık gös terememek; ekalliyette kalmak.


Azizlik etmek Deyiminin Anlamı : -1. Muziplik etmek, şaka yapmak. -2. Beklenmedik, şa şırtıcı bir durumla karşı karşıya bırakmak.


Az kalsın (kaldı) (az daha) Deyiminin Anlamı : “Bir iş olmak üzereydi, hemen hemen olacaktı.” anlamında.


Azrail’e bir can borcu kalmak (olmak) Deyiminin Anlamı : -1. Bütün borçlarını ödemek. -2. Eninde sonunda Öleceğini kabul etmek.


Azrail’in elinden kurtulmak Deyiminin Anlamı : Ölümden kurtulmak, ölüm tehlikesini at latmak.


Azrail’le burun buruna gelmek Deyiminin Anlamı : Ölümle karşı karşıya gelmek


Az ye de, (kendine) uşak tut Deyiminin Anlamı : “Ben senin uşağın mıyım ki ikide bir bana iş buyuruyorsun?” anlamında hafif yollu azarlama sözü.


Go to top